SOSYAL HİZMETLERDE SOSYOLOG KADROSUNUN GEREĞİ

Posted on 29 Eylül 2007

Toplumu, toplumsal ilişkileri, olayları, kurumları ve toplumsal değişmeleri, insan ilişkileri, davranışları ve etkileşimlerini neden-sonuç ilişkileri çerçevesinde inceleyen sosyoloji; sosyal hizmetlerin temelinde olan bilim dallarından birisidir.

Sosyologlar, insan ilişkilerini ve davranışlarını toplumsal yapı ve değişme çerçevesinde araştırırlar. Toplum içinde birey gerçekliğinden hareketle, insan davranışları toplumsal ilişkiler ve etkileşim bağlamında anlamlıdır. Sosyologlar, aileden başlayarak eğitim, hukuk, ekonomi, siyaset, din vb. kurumlardaki sosyal davranış örüntülerini inceler. Sosyal problemler saptanır ve çözüm önerileri geliştirilir.

Sosyolojinin, dolayısıyla sosyologların bu betimlenen kısa tanımından hareketle, insanların bulunduğu her kurumda sosyologların görev yapmasının gerekliliği ve önemi yadsınamaz.

Son zamanlarda, Malatya’daki Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu 0-6 Yaş Grubu Malatya Çocuk Yuvası’nda yaşanan ve medyada yer alan vahşet dolu şiddet görüntüleri çerçevesinde gündeme gelen, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun yeniden yapılanması için yasa tasarısı hazırlandığı ve bu yasa tasarısı için sivil toplum kuruluşlarından öneriler beklendiğini, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı açıklamıştır.

Medyadan edindiğimiz bilgilere göre, yeniden yapılanmada koruyucu ve gönüllü aile sisteminin oluşturulması hedeflenmektedir. Gerek koruyucu aile sisteminde gerekse sosyal hizmetler kurumlarında (çocuk yuvaları, yetiştirme yurtları, huzurevleri vb. gibi) korunan ve barınan çocuk, genç ve yaşlılara verilen sosyal hizmetlerin denetlenmesi önem taşımaktadır.

Bu çerçevede, sivil toplum kuruluşlarının ve halkın, sosyal hizmet kurumlarıyla ilgilenmeleri ve denetlemesinin önü açılmalıdır. (Sosyal Hizmetler İzleme Kurulu gibi). Bunun yanında sosyal hizmetlerin işlevselliğini artırmak için profesyonel olarak sosyologların görev yapması daha yararlı olacaktır. Yeni hazırlanan Sosyal Hizmetler Yasa tasarısında, Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatlarında “Sosyolog Kadrosu”na yer verilmelidir.

Hazırlanan yasa tasarısında, Adalet Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu ve 20.07.2005 tarih ve 5402 sayılı “Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu” örnek alınabilir. Bu yasada, psikolog ve sosyal çalışmacı yanında sosyolog kadrosu da bulunmaktadır.

Çocuk yuvaları, yetiştirme yurtları ve huzurevleri ile yeni yapılanacak olan koruyucu aile sisteminde sosyologlar; sosyal araştırma yapmalı, sosyal hizmet işleyişini izleyip denetlemelidir. Böylece, olası problemler önceden belirlenip önlemler alınabilir. Sosyologlar, araştırma, gözlem yapma ve izleme yanında; kurum içindeki ve dışındaki halkla ilişkiler faaliyetini de yürütebilirler. Sosyologlar, kurum içindeki çalışanların birbiriyle uyumu, görevlilerin hizmet verilen bireylerle (çocuk, genç ve yaşlı) uyumlu etkileşimi, sosyal faaliyetler, rehberlik, kurumun halkla ilşkileri vb. görevleri yapacak donanımda yetiştirilmektedir.

Sosyal hizmetler, sosyolojik bakış açısı ve uygulaması olmadan başarılamaz. Bunun için de, sosyal hizmetler alanında sosyologların istihdamının önemi yadsınamaz bir gerçekliktir. Sosyal hizmetler kurumlarında, sosyologların istihdamı önemli bir boşluğu dolduracaktır. İnsanımıza ve toplumumuza önem veriyorsak ve sağlıklı bir toplum istiyorsak, sosyologlara gereken önemi vermek zorundayız. Çağdaş toplumlarda sosyologların önemli işlevleri vardır. İnsanların olduğu her ortam, sosyologların da profesyonel olarak bulunmaları gereken yerlerdir.

Sosyolog kadro kanununun çıkarılması konusunda, 18-20 Mayıs 2004 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen IV. Aile Şurası’nda kabul edilen ve “Kent Yoksulluğu ve Aile Komisyonu”nun sonuç raporundaki öneri şu şekildedir: “Başta aileden sorumlu Devlet Bakanlığı olmak üzere, diğer Bakanlıklar ve yerel yönetimler ile eşgüdüm içinde, kentsel alanlarda “Sosyal Danışma ve Destek Merkezleri” kurulmalı ya da bu amaçla hizmete açılmış olan “Toplum Merkezi”, “Aile Danışma Merkezi” gibi kuruluşlar yaygınlaştırılmalıdır. Bu merkezlerde, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, sosyologlar, avukatlar, ev ekonomisti ve çocuk gelişim uzmanları eşgüdüm içinde görev yapmalı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, “Sosyolog Kadro Kanunu”nun hazırlanarak çıkartılması ve bu bağlamda kurumlar için gerekli olan meslek elemanlarının özendiriciliğinin sağlanması.”(IV.Aile Şurası Kararları, 18-20 Mayıs 2004, T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı Yayınları, Ankara).

Aile Şurası’nın yapılış gayesi, durum saptama ve önerilerden hareketle politika geliştirme olmalıdır.

Bizzat Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı’nın düzenlediği IV. Aile Şurası’nda alınan her karar önemsenmelidir. Aile Şurası’nda alınan kararda önerilen yapılanmalar yanında, yeni hazırlanan yasa tasarısında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumları’nda sosyologların istihdamının önünü açmak, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yetkisindedir. Sosyal bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin, sosyal hizmetler alanında sosyologlara görev vermesi bir gerekliliktir.

Popularity: 58%

This post was written by:

admin - who has written 39 posts on Sosyolog.Org.


Contact the author

5 Comments For This Post

  1. BESTE says:

    SOSYOLOG KADROSUNUN GEREKLİLİĞİNİ ÇOK İYİ AÇIKLADINIZ

    ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ

  2. mağdur sosyolog says:

    2006 yılı itibariyle Adalet Bakanlığı yeni kurulma kararı aldığı Denetimli Serbestlik ve Yardım merkezlerinde hazırladığı yönetmelikte de adı Denetim Görevlisi gecen 4 mesleki eleman grubundan alım yapmıştır bunlar Sosyolog,Psikolog,Sosyal Çalışmacı ve Ögretmendir 4 meslek grubuda aynı görev tanımı ile aynı işi yapmasına rağmen maaşlarında büyük farklılıklar bulunmaktadır konu ile bakanlık yetkilileri düzeltme için çalışma yaptıklarını ançak Maliye Bakanlığından onay alamadıklarını belirtmektedirler.
    Şu anda Adalet bakanlığı ilgili kapsamda yaklaşık 100 sosyolog çalışmakta ve bu sayının kişisel yorumumla normalda 500 civarı olma ihtiyacı bulunmaktadır. çünkü 133 şubede şu anda 45.000 civarında dosya bulunmaktadır. Adalet Bakanlığı bu maaş sorunu nedeniyle son iki yıllık alımlarda sosyolog alımını durdurmuştur.
    Hem mevcut Sosyolog kadrosundaki sayının artması hemde bu maaş sorunun cözümü için Adalet ve Maliye Bakanlıklarına baskı yapılması gerekmektedir

  3. suleymankapkac says:

    teoride gerekli görünoruz sosyologlar olarak daha doğrusu sosyolog adayı olarak ama inşallah teoride kalmaz gereken adım atılır.açıklama için teşekkürler

  4. abdullah akbulut says:

    sosyologların istihdam problemi hala devam etmektedir. bu yazının yyımlanmasından itibren alınan sosyolog sayısı 37 dir. lütfen gerekli mercilere bu sorun duyurulsun. adalet bakanlığı alımlara tekrar başlasın

  5. sosyologguli says:

    bir sosyolog olarak Türkiye de henüz ne görev yapacağımın bilincinde değilim. bu yüzden 5 yıldır felsefe grubu öğretmenliği yapıyorum. bu durumu maduriyet olarak görüyorum. insanın kendi mesleğini yapamaması ve ek işler üretmesi ne vahim bir durumdur. artık kendi mesleğimi yapmak istiyorum tabi bu 5 yıl içinde kaybettiklerimin geri kazandırılması suretiyle. açıklama için çok tşk ler ancak bu yüksek puanlar ve az kadro verildiği sürece yinede bizlere sıra geleceğini düşünmüyorum.ayrıca kpss sınavının bizi ilkelleştirdiğini düşünüyorum. bundan 10 yıl öncesine dönüp zaten geçtiğim soruları tekrar ısıtıp önüme koyuyorlar ilerye bakamıyorum bu yüzden Türkiye hep geri kalıyor. saygılarımı sunuyorum…

Leave a Reply

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture. Click on the picture to hear an audio file of the word.
Click to hear an audio file of the anti-spam word

Site Sponsors

Site Sponsors

Information